Son dönemlerin en ilginç durumlarından biri, Amerikan sinemasının şiiri film yapımında geniş ölçüde kullanıyor olması. Türk filmlerinde her türden şarkı ne ölçüde kullanılıyorsa şiir de Amerikan filmlerinde öyle kullanılıyor. Bizim melodramlarda müziğin yaptığını -duygulandırma, neşelendirme, kederlendirme- Hollywood filmlerinde şiir yapıyor. Aziz Nesin’in deyişiyle “dört kişiden beşinin şiir yazdığı” ülkemizde şiirin sinemadaki işlevi, yeri, kullanımı -nedendir bilinmez- oldukça sınırlıdır. Fahriye Abla gibi öykü-şiir kökenli filmler de bir iki örnek oluşturmanın ötesine geçemiyor ne yazık ki.
Bu parçadan hareketle,
I. Amerikan film endüstrisinin çeşitli duyguları ifade ederken farklı yollara başvurduğu
II. Şiirin; sinemanın da içinde bulunduğu pek çok sektörde duyguları belirtme aracı olarak kullanıldığı
III. Türk sinemasının şiirsel dokuyu yoğun olarak kullanamadığı
IV. Aziz Nesin’in ülkemizdeki niteliksiz şair sayısının çokluğundan yakındığı
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?